Sezon başında herkesin 'küme düşer mi?' diye yaklaştığı, yorumladığı Amedspor, ligin 9. haftasında liderliğe yükseldi. Sezon başını hatırlayın. Alınan transferlerle ilgili yapılan yorumları hatırlayın. Oyuncuların sakat olduğunu söyleyenler, Besnik Hasi'nin 5 hafta sonra kaçacağını söyleyenler, Amedspor'un 'kazıklandığını' söyleyenler...
Neler neler söylendi...
Amedspor bütün yorumları, analizleri ve temennileri yerle bir etti, bütün ön yargıları çöp kutularına doldurdu. Tabi bunları söyleyenler bu defa tersini söylüyor. Burası Amed olur böyle zikzaklar. Nasıl olsa hafıza diye bir şey olmadığı için her şey unutulabiliyor. Bunlar da unutuldu.
Amedspor'da belki de sezon başında en doğru tercih kongrede Nahit Eren ile devam kararı oldu. İkinci en doğru tercih ise Besnik Hasi'yi getirmek oldu. Bütün mesaisini Amedspor'a harcayan bir başkan, bütün derdi Amedspor olan bir başkan, başkan hiçbir hesabı kitabı olmayan bir başkan...
İşte Nahit Başkan önceki dönemden de ciddi dersler çıkararak tecrübeler biriktirerek bu yeni döneme başladı. En büyük şansı da Besnik Hasi oldu. Besnik Hasi de çok disiplinli, konuşmayı değil iş yapmayı seven bir hoca. Takım içi dengeleri çok iyi yönetti. Diagne sorunu da iyi bir kriz yönetimi ile çözüldü. Dia Saba'nın kaptanlık ve 10 numara talepleri bir şekilde çözüldü.
Bu meseleler eskiden büyük krizlere döner, haftalarca sosyal medyanın malzemesi olurdu. Bu defa öyle olmadı. Nahit Başkan, yönetimi ve arkadaki gizli kahramanlarla birlikte bütün sorunları çok iyi çözdüler. Çözülemeyen sorunların da krize dönüşmesine izin vermediler. Başkanlığı bir ego mücadelesine dönüştürmedi. Yönetimde olanları ve olmayanları sorunların çözümüne dahil etti. Herkes kendisini Amedspor'da sorunların çözümünde bir parça olarak gördü.
Bir tarafta erkek futbol takımı ile ilgili çok dar bütçelerle işler gayet iyi ilerlerken bir tarafta Akademi ve altyapı ile ilgili önemli adımlar atıldı. Sezon başında on binlerce Kürt genci seçmelere katıldı. Amedspor aidiyetini hisseti.
Futbol okulları ile ilgili projeler hayata geçmeye başladı. Bu konuda İstişare Kurulu başkanı sayın Nesih Aktepe'nin emeği çok büyüktür. O olmasa muhtemelen hala "Futbol okulları insan ticaretidir" diyen köhnemiş zihniyetlerin ezberleri ile uğraşmaya devam edecektik. Nesih Aktepe ile birlikte yıllardır alyapı ve akademiler konusunda büyük emekler veren Hadi Yakışan, ve Sertaç Küçükbayrak'ı da unutmamak gerekiyor.
Eskiden İstişare Kurulu daha çok çözümlerin önündeki sorun olarak dururken şimdi sorunları çözen bir mekanizmaya yavaş yavaş dönüşmeye başladı. Futbol okulları projesinde sorumluluk alıyor, Store konusunda sorumluluk alıyor, kulübün finansal sürdürülebilirliği konusunda sorumluluk alıyor. Diyaloğa açık duruma geldiler. İnsanlarla kavga etmek yerine konuşmayı tercih ediyorlar. Bu durum bile Amedspor'un geleceği açısından çok önemli bir ışıktır. Umarım bu şekilde devam eder.
Süper Lig'e yükselen Engelsiz Basketbol takımı ile ilgili önemli adımlar atıldı.
Kadın takımı ile ilgili devrim niteliğinde işler yapıldı. İlk defa kadın takımının altyapısı kuruldu. Kürt kızları Amedspor'a geldiler. Çünkü Amedspor onların da Amedspor'udur.
Voleybol ile ilgili yeni önemli gelişmeler yaşandı. Seçmeler yapıldı, takımın altyapısı kuruluyor.
Amedstore, 'dinazor zihniyetlilerden' kurtarıldı ve devrim niteliğinde yeni gelişmeler yaşandı. Avrupa başta olmak üzere yeni şubelerin adımları atıldı. E Ticarette yeni revizeler yapıldı. Eleştiriler dikkate alındı ve Amedspor'un geleceğini 'rehin' almaya çalışanlara karşı yeni kararlar alındı, düzenlemeler yapıldı. Daha çok fazla eksik var ama eminin yavaş yavaş bu eksiklikler de giderilecektir.
Taraftarlar konusunda yeni bir meclis kuruldu. Bu meclise önemli sorumluluklar ve insiyatifler verildi. Taraftarlarla artık sadece kavga eden değil konuşan, tartışan, diyalog kuran ve sorunları birlikte çözmeye çalışan bir mekanizma oluşturuldu. Geçmiş zamanlarda oluşturulan büyük yanlışların izleri zaman zaman kendisini hissettirse de büyük oranda çözüme kavuşturuluyor. Burada hem yönetimsel hem de İstişare tarafından sorumluluk alanlar sorumluluktan kaçanlar değil ne olursa olsun sorunların çözümünü isteyen insanlar oldu.
Basın ile ilişkiler yavaş yavaş rayına oturtulmaya başlandı. Başlardaki o ketum tavırdan vazgeçildi. Basının haber alma hakkına saygı duyan ve diyaloğa açık bir yapı oluşturuldu.
Bunların hepsini niye tek tek yazdım; Çünkü sportif başarı kurumsal başarıdan bağımsız değildir. Bu sportif başarının arkasında koca bir emek ve çalışanlar ordusu var. Futbol takımı liderliğe yükselirken herkesin tek odak noktası burası olmadı. Diğer alanlarda da ciddi çalışmalar var. Bunlar kadar bir de Amedspor'un başarısız olmasını isteyen ve bunun için ellerini ovuşturup bekleyenler de var. Bunları da görüyoruz.
Amedspor'un toplumsal alan ile olan ilişkisi noktasında bence bazı sorunlar var. Tamamen sonuç odaklı yaklaşan bir toplumsal kitle oluşmaya başladı. Amedspor bu halk için çok değerlidir ama bu halkın tek ve biricik gündemi olmamalıdır. Bu sorun da sadece Amedspor'dan kaynaklanmıyor. Kendilerini Amedspor üzerinden görünür kılmaya çalışanların daha çok popülizm kaygısından gelmektedir. Bununla ilgili ciddi çalıştaylar ve konferanslar yapılmalı ve artık bir yerden sonra Amedspor'u normalleştirecek toplumsal dinamikler hayata geçirilmelidir. Amedspor çok çok kıymetlidir ama bu coğrafyada her şeyi belirleyen unsur olmamalıdır.
Bununla ilgili söyleyecek çok sözüm, yazacak çok yazım var; ama başka bir yazıda daha detaylı açıklarım. Bir kez daha Amedspor'un liderliğe yükselmesinde emeği olan herkesi kutluyorum. Her biji Tima Gel...