Kendi başına rakibe 'ceza kesmek', otobüs taşlamak gibi provokatif eylemler ancak kulübe, Diyarbakır'a ve Kürt halkının hedeflerine zarar verir. Bu türden çıkışların münferit olması sevindirici ama biliniyor, sinek küçüktür ve mide bulandırma kapasitesi epey yüksektir.

Yalan yok, ekranın karşısına geçtiğimde, biraz şaka yollu, "Muhammed Sallah kaç gol atar?" diye sordum. Sallah, maçın 11'inci dakikasında gölü atınca endişem arttı. "Eyvah" dedim, "geliyor gelmekte olan."
Fakat şu da vardı: Amedsporlu oyuncular maçın başlama düdüğü ile birlikte ne denli hırslı ve istekli olduklarını hissettirmişlerdi. Sallarsın golü, bu hırsı ve kazanma arzusunu kamçıladı sanki. Yenilgiyi peşinen kabullenmiş haleti ruhiyem, "Yenilsek de ezilmeyeceğiz" duygusuna bıraktı yerini. Bu da iyi bir şeydi. Çünkü Süper Lig ile yeni tanışmış Amedspor, dört büyüklerden biriyle oynuyordu ve rakip takımda dünya yıldızı futbolcular vardı. Trabzonspor'un bazı futbolcuları eksikti. Teknik direktörün istifası kabul edilmemişti.
Deplasmanda muazzam bir taraftarın baskısı altındaydı. Bunlar Trabzonspor'un aleyhine meselelerdi.
Ama Trabzonspor'u esas mağlup eden, Amedsporlu oyuncuların sahada sergiledikleri hırs ve kazanma arzusuydu.

2-1'lik galibiyete hiçbir gerekçe gölge düşürmemeli. İzleyiciyi 90 dakika ayakta tutan güzel bir maç izledik. Amedsporlu oyuncuları, teknik heyeti, yönetimi ve stadyumu dolduran, desteğini 90 dakika boyunca esirgemeyen taraftarı kutlamak gerekiyor.

Maçtan sonra Diyarbakırlıların sokağa dökülüp kutlama yapması da güzeldi. Ligi ilk 5'te bitirmesi beklenen Trabzonspor'u yenmek kutlama yapmaya değer bir sonuçtu.
Ama insanları sokağa döken sadece Trabzonspor'a karşı elde edilen galibiyet değildi. Bu galibiyet, Trabzon'da Amedspor forması giyen bir kadına saldıran ırkçı zihniyete güzel bir cevap olduğu için ayrıca kıymetliydi. Galibiyet kutlaması, bu nedenle, şampiyonluk kutlaması kadar coşkulu ve uzun sürdü.
Ligde galibetler ve mağlubiyetle olur elbette. Ancak pazartesi günü gördük ki bir galibiyet, kimi zaman sadece bir galibiyet değildir.

*
Geçen hafta yazdığım Amedspor ve Irkçılık başlıklı yazıda şöyle demiştim:
"Kocaelispor maçındaki ırkçılık gösterisinin ardından Karadeniz'de bir grubun, fındık toplamaya gitmiş Kürt işçilere saldırdığı haberi geldi. Peş peşe gelen bu saldırılar Kürt cenahında haklı bir tepkinin gelişmesine neden oldu.
Bu olayların ardından Trabzonspor bu hafta Amedspor'la karşılaşmak üzere Diyarbakır'a gelecek. Amedspor taraftarının öfkeli olduğunu gözlemliyorum. Ancak şunu da biliyorum: Kimi fanatikleri çıkardıktan sonra Amedspor taraftarı politiktir, bilinçlidir ve sağduyu sahibidir. Bu zorlu karşılaşmada ırkçıların provokasyonuna gelmeden takımlarını hakkıyla destekleyeceklerine inanıyorum."
Trabzon'da Amedspor forması giymiş bir kadının başka bir kadının ırkçı saldırısına uğraması Diyarbakır'daki tansiyonu yükseltti. Kadının saldırısı hiç kuşku yok ki provakatifti. Ancak ferasetine inandığımız Amedspor taraftarının benzer şekilde Diyarbakır'da karşılık vermesi ne kadar olabilir? Bu provokasyona gelmek değil de nedir? "Kimi fanatikleri çıkardıktan sonra" diye başladığım cümlenin arkasındayım. Amedspor taraftarı da "Ne olursa olsun rakibimizi güllerle karşılayalım" diyen efsane kaptanı Şehmus Özer'in sözlerinin arkasındadır.
Çünkü stadyumda nihayet birlik sağlayabilen Amedspor taraftarı, futbol gibi 'kışkırtıcı' özellikler taşıyan spor arenalarının her türlü provokasyona açık olduğunu bilir. Amedspor takımı ve taraftarı elbette kurbanlık koyun değildir. Ancak saldırılara karşılık vermenin birçok yol ve yöntemi vardır. Bu yol ve yöntemlerden biri, ırkçı, haksız ve ahlaksız diye nitelendirilen saldırının benzerini kullanmak değildir.
Şu da unutulmamalı: Amedspor, Diyarbakır ve Kürt halkı adına ahkam kesmek, kimsenin haddine değildir. Kendi başına rakibe 'ceza kesmek', otobüs taşlamak gibi provokatif eylemler ancak kulübe, Diyarbakır'a ve Kürt halkının hedeflerine zarar verir. Bu türden çıkışların münferit olması sevindirici ama biliniyor, sinek küçüktür ve mide bulandırma kapasitesi epey yüksektir.
Güzel bir maç izleten, Diyarbakır'da şenlik havası estiren ve rakiplerine kolay lokma olmadığını gösteren Amedspor'a teşekkürler. Bijî Amedspor.