Dijital mecraların ve sosyal medya platformlarının öne çıkmasıyla birlikte basılı gazetelerin rolü geri plana düşmüş oldu. Basılı yayınlar varlığını sürdürmekle birlikte artık etki gücünü belli oranda yitirmiş durumda.
Basın İlan Kurumu’nun dijital medyaya yönelik attığı adımlarla birlikte dijital mecraların önemi tartışmasız daha da arttı. Basın İlan kriterlerine bağlı olarak hareket eden dijital mecralarda ise tıklanma-görüntülenme vs. kaygıları öne çıktı. Haliyle bu durum ise gazetecilik anlayışında belli hassasiyetleri de beraberinde getirdi.
Dijital habercilikteki tıklanma kaygısı giderek etkileşime odaklı bir içerik üretimi konusunu öne çıkardı. Ya da bu konu ister istemez öncelikli bir hal almaya başladı. Zira yeterli tıklanma-görüntülenme sayısına ulaşıp ulaşamama meselesi BİK’in kriterlerini yerine getirip getirememe ve ilan gelirlerinden yoksun kalmayı beraberinde getirdi. Bu durum haliyle hazırlanan içeriklerin tıklanma odaklı olması bir yana söz konusu içeriklerin paylaşımı noktasında SEO çalışmalarını da öncelikler listesinde ilk sıralara taşıdı. Zira bir içeriğin üretimi kadar, nasıl üretildiği ve ne için üretildiği noktasında eski alışkanlıkların aşılması zorunluluğunu doğurdu.
Yani klasik habercilik anlayışının güncellenmesi zorunluluğu, Google algoritmasına uyumlu içerik üretimi, etkileşim potansiyeli yüksek içerik alanlarına yönelme vs. derken habercilik dijital alanda bambaşka bir mecraya zorunlu olarak itilmeye başladı. Özellikle sosyal medyada kısa ve anlık bilgiler, paylaşımlar vs. çoğu zaman haberciliğin önüne geçmeye başladı. Herhangi bir bilginin, duyumun, iddianın vs. habercilik kriterlerinin süzgecinden geçmeden sosyal medya eliyle anlık olarak dolaşıma sokulması ve tıklanma kaygısıyla kimi zaman habercilik kurallarının da bu şekilde hiçe sayılması git gide rutinleşen bir durum haline geldi.
Üretilen özel içeriklerin dışında neredeyse genelleşen bir dejenerasyon halini alan anlık içerik üretimi ve paylaşımı haberciliğin gözden düşmesini beraberinde getirdi. Yani ölçü artık bir içeriğin haberin tüm unsurlarını taşıyıp taşımamasından çok ne kadar tıklandığı, ne kadar çok etkileşim aldığı vs. oldu. Haliyle haberin temel unsurların, toplum yararı, kamusal sorumluluğu vs. artık öyle çok da aranır olmaktan çıkmaya başladı. Artık habercilerin sahaya çıktıklarındaki kaygısı, üretilen içeriklerin toplumsal yararı, yaşanan sorunların çözümüne dair katkısı vs. yerine, bir içeriğin ne kadar tık alabileceği üzerinde yoğunlaşmaya başladı. Üretilen içeriğin bir insanın yaşamına dahi olumlu bir dokunuşu esas alınması gerekirken, tıklanma uğruna toplumda yaşanan birçok mağduriyet haber konusu bile edilmemeye başladı. Haliyle bu durumhaberciliğin canını okuyan bir yere doğru tehlikeli bir şekilde yol alması bakımından ibret vericidir.
Elbette ki dijital habercilik çağında gazetecilerin kendini güncellemesi, içerik üretimlerinde zamanın değişen akışına uyum sağlaması olmazsa olmazdır. Evet, basılı yayınlardaki gibi insanlar artık uzun içerikler görmek istemiyor. Her şeyi anında hap olarak almak ve biran önce tüketmek istiyor. Ya da başlığa bakarak haber tıklıyor vs. Kapitalizmin tüketim alışkanlıkları haber edinme koşullarını da bir ölçüde belirlemiş durumdadır. Emek, sabır, kadir kıymet vs. artık tüketim toplumunda bunlar pek geçer akçe değil. Hatta insanlar artık kısa da olsa haber de okumak istemiyor. Dinlemek ve duymak yetiyor onlara. Ya da bir iş yaparken bir yandan da gündemdeki gelişmeleri takip etmek istiyor. O yüzden kısa kısa videolu içeriklerle her şeyden anında haberdar olmak istiyor. Toplumun habercilik anlamında gittiği yeri görmek ve içerik üretiminde ona göre davranmak da gerekiyor. Bunu da yadsımamak lazım. Ve tabii ki “Kurtlu baklanın kör alıcısı olur” misali her içerik üretiminin de illaki bir alıcısı olacaktır. Haliyle içerik üretimlerinde hedef kitlenin iyi belirlenmesi ya da hedef kilenin kendi içinde kategorize edilerek içerik çeşitliliğine gidilmesi gerekiyor. Mesela bir içerik üretiminde elde edilen materyallerin ayrıştırılarak kullanılması yoluna da gidilebilir. Her şeyi aynı içerikte karışık bir şekilde sunmaktansa ayrı ayrı ve farklı formatla sunmak daha işlevsel olabilir.
Tabii her şeyden önce kamusal bir hizmet olan gazeteciliğin temel ilkelerinden kopmadan, onları titizlikle gözeterek güncele uyum sağlamak gerekiyor. Sosyal medyanın bozucu etkilerine kapılmadan, sosyal medyayı etkili ve verimli bir şekilde kullanarak içerik üretimlerini sunabilmek gerekiyor.
Basın yayın alanı her şeyden önce bir kimlik, duruş ve çizgi gerektirir. Sosyal medyanın tık hevesinin bozucu etkilerine kapılmadan ancak azami etkileşimi sağlayabilecek şekilde içeriklerin sunumunu zenginleştirmek de gerekiyor.
Tabii ki ilkeleri olanlar esneyebilir ve zamana göre güncelleme yapmak dijital haberciliğin olmazsa olmazıdır. Ancak ilkesizliğin de gevşeklik olacağını ve bozulmaya yol açacağını da akılda tutmakta yarar var.