Bir film eleştirmeni değilim ve bu yazı da bir film eleştirisi değil.Gündemi meşgul eden (Oğlum Robîn’in de kısa bir rol aldığı), Yönetmen Emin Alper'in ödüllü filmini (Kurtuluş) sonunda izledim. Büyük ihtimalle oğlum işin içinde olmasa film ilgimi çekmeyecekti.
Bundan dolayı filme dair (olumlu-olumsuz) eleştirileri hem okuyup hem de dinledim.Filmi izledikten sonra, özellikle Kürt aydınlarından gelen eleştirilerin büyük oranda haksız ve havada kaldığını gördüm. Emin Alper ve arkadaşları; coğrafyamızın yakıcı iki kesiti olan koruculuk meselesi ile toplumda ciddi bir karşılığı olan tarikatlara yönelik (aydınlarımızdaki) ideolojik körlüğe (cehalete!) pirüpak bir şekilde ayna tutarak takdiri hak ediyor.Filmdeki korucuların doğal ve standart bir Kürtçeyle konuşmaları; özellikle ana dili hassasiyeti bağlamında, çok kıymetliydi ayrıca.

*
Kurtuluş filminde oynayan jandarmaların Türkçe diyaloglarına dokunulmadan, korucular ile köylerine geri dönen köylülerin (filmin tamamında) doğal ve standardize Kürtçeleri ile konuşturulması (Kürtçeye çevrilmesi) hâlinde; yıllardır yağında kavrulan ve kendi dilinde görünür olmaya çalışan Kürt sineması için de bir kazanç olurdu. Bu şekilde yeniden bir seslendirme yapılsa keşke. Bu teklifimi Kürt sinemacıları, Yönetmen E. Alper ve ekibine iletmeli bence. Yılmaz Güney sineması da bu minvalde bir katkıyı Türk sinemasına, E. Alperlere, ziyadesiyle verdi çünkü. Yenilemekte beis yok; Kurtuluş filmi, Kürtlerin bir kesiminin sosyolojisini/trajedisini -dönem itibariyle çok iyi anlatmış. Hamasi bir genellemeye girmeden elbet, mevcut kültürel membamızın karanlıkta bırakılan, eğrisi doğrusuyla masaya yatırıl(a)mayan koruculuk ve tarikatlar bahsine; seküler tandanslı aydınlarımızın (Kurtuluş filmi üzerinden) neden bu kadar öfkelendiklerini kullandıklarımodernist/jakoben dil ve tedrisat (asla Kurdî değil!), bağıra çağıra ele veriyor.Doğruya doğru, yanlışa da yanlış demekten korkmamalı.Yeter artık!
*
Kurtuluş filmine dair biricik eleştirim; bu da çok önemli, oğlum Robîn’in ad ve soyadının filmin jeneriğinde yanlış kullanılmasıydı. Mümkünse düzeltin!