Kimi toplumsal dönüşümler her zaman yüksek sesle gelmez. Kimi zaman bir mahalle kültür merkezinin kapısından içeri giren küçük bir ilanla başlar her şey.
. ‘Ücretsiz seramik kursu, aşçılık eğitimi başlıyor, bilgisayar destekli muhasebe” benzeri cümleleri artık sıklıkla duyuyoruz. Belediyelerin sanat ve meslek eğitim kursları işte tam da böyle, sessiz ama derin bir etki yaratıyor.
Günümüz dünyasında diploma tek başına yeterli değil. Gençler iş bulmakta zorlanıyor, kadınlar üretime katılmak istiyor, emekliler bile ‘ben hâlâ buradayım’ demenin yollarını arıyor. Belediyelerin açtığı daha doğrusu açmak zorunda olduğu kurslar, tam da bu ihtiyaca cevap veriyor. Üstelik bunu, kimseyi geride bırakmadan yapıyor. Yaş, eğitim durumu, ekonomik koşullar. Hiçbiri kapıdan içeri girmek için engel değil.
Özellikle meslek edindirme kursları, sosyal belediyeciliğin en somut örneklerinden biri. Bir kaynakçılık kursu, bir gencin işsizlik istatistiği olmaktan çıkıp üretken bir birey olmasını sağlayabiliyor.
Bir pastacılık eğitimi, ev ekonomisine katkı sunmak isteyen bir kadına yeni bir hayat kurma cesareti verebiliyor. Bu kurslar yalnızca meslek öğretmiyor, özgüven, dayanışma ve umut aşılıyor.
Sanat kursları ise başka bir yaraya merhem. Yoğun hayat temposu, ekonomik kaygılar ve dijital yalnızlık arasında sıkışmış bireyler için sanat, bir nefes alma alanı.
Resim yapan bir emekli, bağlama çalan bir genç ya da tiyatro atölyesinde sahneye çıkan bir çocuk. Bunlar lüks değildir. Ruh sağlığının, kültürel gelişimin ve toplumsal bağların temel taşlarıdır. Belediyeler, sanatı sokağa indirerek ‘sanat belli bir zümrenin tekelidir’ algısını da yıkıyor.
Bu kursların bir diğer önemli yönü de yerel kalkınmaya katkısı. Yerel yetenekler keşfediliyor, kooperatifler kuruluyor, küçük üreticiler destekleniyor. Bir belediye kursunda öğrenilen el sanatları, zamanla markalaşıp kentin kimliğinin parçası hâline gelebiliyor. Yani mesele yalnızca bireysel gelişim değil, kentin ekonomik ve kültürel geleceği de bu atölyelerde şekilleniyor.
Bu anlamda Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi mesleki, sanatsal ve kişisel gelişimlere katkı sunmak amacıyla DİSMEK bünyesinde ücretsiz kurs kayıtlarına başladığını duymak insanı sevindiriyor.
Bu kapsamında bu dönem taş işleme, kuaförlük, cilt bakımı, ahşap yapımı, resim, müzik, el sanatları, tekstil ve moda tasarımı alanlarında eğitimler verilecek.
Eksikler yok mu?
Elbette ki var.
Bazı kurslar yeterince duyurulmuyor, bazıları güncel ihtiyaçlara cevap vermekte zorlanıyor. Ancak çözüm, bu yapıyı küçümsemek değil, daha da güçlendirmek. Belediyelerin üniversitelerle, sivil toplum kuruluşlarıyla ve özel sektörle iş birliği yapması hâlinde bu kurslar gerçek bir dönüşüm motoruna dönüşebilir.
Sonuçta belediyelerin sanat ve meslek eğitim kursları, betonun ve asfaltın ötesinde bir belediyecilik anlayışının ürünü. İnsanı merkeze alan, ‘şehir’ kavramını yalnızca binalardan ibaret görmeyen bir anlayıştır. Belki de bu yüzden en büyük yatırımlardan biri, sessizce bir sınıfta atılan ilk adımda gizli.
Çünkü bazen bir kurs, gerçekten bin hayatı değiştirir.
DİSMEK’in koordinesinde yapılan çalışmaya sınırlı sayıda kontenjan belirlenmiş ve başvurular da 8 Şubat tarihine kadar yapılabilecek. Eğitimler, Sümerpark Kurs Merkezi ile Göletlipark Kurs Merkezinde gerçekleştirilecek.