Bazı değerler vardır, üzerinden yüzyıllar geçse de eskimez. Ahilik de işte böyle bir değer. Bugün belki günlük hayatımızda kelime olarak çok sık kullanmıyoruz ama aslında Ahiliğin temelinde bulunan dürüstlük, güven, dayanışma ve emeğe saygı hepimizin ihtiyaç duyduğu kavramlar.
Ahilik, Anadolu'da 13. yüzyılda Ahi Evran'ın öncülüğünde şekillenen, esnaf ve sanatkârların yalnızca mesleki hayatını değil, ahlaki ve sosyal hayatını da düzenleyen bir anlayıştı. Ahilikte amaç sadece iyi bir esnaf yetiştirmek değildi. Aynı zamanda dürüst, güvenilir, paylaşmayı bilen ve yaptığı işin hakkını veren insanlar yetiştirmekti.
Belki de Ahiliğin en güzel tarafı buydu: ‘nasıl para kazanmalıyım’ sorusundan önce ‘nasıl insan olmalıyım’ sorusunu sorması.
Ve hepimizin de vakıf olduğu bu dönemde, bu soru daha çok sorulur hale geldi. Hemen herkes, kısa yoldan zengin olmanın derdinde, değil mi?
Esnaflığın ne kadar önemli olduğunu, esnaflık yapan bilir ancak.
Mesela bir ustanın çırağına sadece mesleği öğretmesi yetmezdi. Ona sabrı, dürüstlüğü ve iş ahlakını da öğretmesi beklenirdi. Esnafın müşterisini kandırmaması, ölçü ve tartıda hile yapmaması, kaliteli mal üretmesi ve ihtiyaç sahibine el uzatması Ahilik anlayışının temel taşlarındandı.
Peki bugün Ahiliğe neden hâlâ ihtiyaç duyuyoruz?
Çünkü teknoloji değişti, alışveriş biçimleri değişti, dükkânların yerini zaman zaman internet siteleri aldı ama insanın güven ihtiyacı değişmedi. Hâlâ işini dürüst yapan bir esnaf, sözünün arkasında duran bir usta ve emeğinin hakkını veren bir insan arıyoruz.
Bulabiliyor muyuz? Maalesef, hayır.
Ahilik Haftası'nın her yıl kutlanması, yalnızca geçmişi hatırlamak anlamına gelmiyor. Aslında kendimize küçük bir soru sormak için de bir fırsat sunuyor:
İşimizi ne kadar iyi yapıyoruz ve yaptığımız işi ne kadar doğru yapıyoruz?
Çünkü Ahilik bize kazancın yanında itibarı, rekabetin yanında dayanışmayı, mesleğin yanında ahlakı hatırlatıyor.
Ahilik sistemi zaman içerisinde ortadan kalkmış olabilir. Ancak Ahilik kültürünün bize bıraktığı miras hâlâ yaşıyor.
Bir esnaf müşterisini aldattığında değil, dürüst davrandığında, bir usta bildiklerini gençlere aktardığında, bir insan kazancını ihtiyaç sahibiyle paylaştığında Ahilik yeniden hayat buluyor.
Belki de bugün Ahiliği yaşatmanın en güzel yolu, onu sadece yılda bir hafta konuşmak değil, yaptığımız her işte biraz daha dürüst, biraz daha vicdanlı ve biraz daha güvenilir olmaya çalışmaktır.
Çünkü Ahilik, aslında sadece iyi esnaf olmanın değil, iyi insan olmanın da hikâyesidir.