Türkiye, son yıllarda yalnızca ekonomik krizlerle değil, ahlaki bir çöküşle de sınanıyor. Bir dönem kamuoyunda ‘diploma çetesi’ olarak anılan skandal, sahte belgelerle elde edilen unvanları, bu unvanlarla işgal edilen makamları ve gasp edilen binlerce gencin hakkını gözler önüne sermişti. Aradan aylar geçti, gündem değişti; dosyalar kapandı ama haram düzen yerinde duruyor.
Bugün hâlâ; liyakat yerine sadakat, ehliyet yerine yakınlık, alın teri yerine torpil konuşuluyor. Dün sınav soruları çalındı, bugün başka yollar bulundu. Yöntemler değişti ama sonuç değişmedi: Hak eden dışarıda, hakkı gasp eden içeride.
Bu tablo sadece bireysel bir ahlaksızlık değil; toplumsal bir kul hakkı suçudur.
KUL HAKKI: ANNE DE BABA DA AYNI DOSYADA
Peygamber Efendimiz (s.a.v) çok net bir uyarıda bulunur:
‘Kul hakkıyla gelen cennete giremez.’ (Buhârî, Mezâlim, 10)
İslam’da kul hakkı, affı en zor günahtır. Bu hak ihlalinde anne-baba ayrımı yoktur. Torpili yapan baba da sorumludur; torpile razı olan, bilen, teşvik eden anne de…
Bir anne; çocuğunu torpille işe sokuyorsa, eşinin torpille işe soktuğunu biliyor ve buna ses çıkarmıyorsa, hatta bunu başarı gibi anlatıyorsa; başkasının evladının rızkını gasp etmeye bilinçli şekilde ortak oluyor demektir.
Bu noktada ‘Ben anne olarak ne yapabilirdim?’sorusu masumiyet doğurmaz. Çünkü İslam’da bilenin susması, çoğu zaman günaha ortaklıktır.
Kur’an bu konuda açık bir sınır çizer:
‘Günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın.’ (Maide, 2)
Torpile razı olmak, harama göz yummak, bunu normalleştirmek; yardımlaşmanın ta kendisidir.
HARAM LOKMA: EVE GİREN PARANIN HESABI
Bir annenin sıkça sığındığı cümle şudur:
‘Ben kazanmadım, eşim kazandı.’
Oysa İslam’da mesele kazanan el değil, bilen vicdandır.
Anne, eve giren paranın kumar, rüşvet, faiz ya da haksız kazanç olduğunu biliyor; buna rağmen o parayla yiyip içiyor, çocuklarına da yediriyorsa sorumluluktan kaçamaz. Çünkü bilerek haramı tüketmek, onu meşrulaştırmaktır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurur:
‘Haramla beslenen vücut, cehenneme daha layıktır.’ (Tirmizî, Et‘ime, 39)
Bu uyarı sadece kazanana değil; bilerek o lokmayı boğazından geçiren herkese yöneliktir.
Kur’an’da ise daha sert bir hatırlatma vardır:
‘Zalimlere en küçük bir meyil göstermeyin; yoksa size ateş dokunur.’ (Hûd, 113)
Buradaki ‘Meyil’; sadece fiilî ortaklık değil, sessizlikle onay, rahatlıkla kabullenme, menfaat uğruna susmadır.
TORPİLLE ÖVÜNMEK: GÜNAHIN PROPAGANDASI
Bir annenin;
‘Ben oğlumu torpille işe soktum’ya da‘Babası ayarladı, bizim çocuk kapıdan girdi’diye etrafa hava atması…
Bu sadece bir görgüsüzlük değildir; haramın reklamıdır.
Kur’an bu zihniyeti şöyle tarif eder:
‘Onlar günahı ve haddi aşmayı birbirlerine tavsiye ederler.’ (Maide, 79)
Torpille işe giren evladına övgüler yağdıran anne;haksızlığı normalleştirir, zulmü süsler, kul hakkını başarı hikâyesine dönüştürür. Bu sadece kendi günahı değildir; çocuğunu da bu günaha alıştırmaktır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v) bu konuda çok ağır bir ölçü koyar: ‘Kim bir kötülüğe sebep olursa, onu işleyenin günahı kadar günah alır.’ (Müslim, İlim, 15)
Yani torpile sebep olan, teşvik eden, alkışlayan; sadece ortak değil, yükleyici konumundadır.
Bir kurumda rüşvet alındığını, harama imza atıldığını bilen personelin; bu kişileri sosyal medyada övmesi, beğenmesi, alkışlaması da aynı vebalin içindedir. Çünkü zulüm sadece yapanla değil, meşrulaştıranla da büyür.
Hz. Ömer, halifeyken kendi oğluna bile ayrıcalık tanımadı. Bugün ise anne-baba, çocuklarının geleceğini torpille kirletiyor. Torpille işe giren evlat; maaş alır ama huzur bulamaz, makam kazanır ama özgüvenini kaybeder. Bir ömür, başkasının hakkı üzerinden yükselmenin ağırlığını taşır.
Kur’an bu gidişata karşı son sözü söyler:
‘Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi ateşten koruyun.’ (Tahrîm, 6)
Bu ayet açıktır:Aileni ateşe sürükleyen her yol haramdır.
Ve yine:‘O gün ne mal fayda verir ne evlat; ancak Allah’a temiz bir kalple gelen kurtulur.’ (Şuarâ, 88–89)
Sonuç olarak; Torpili yapan baba kadar, razı olan anne de sorumludur.
Haram kazançla övünmek, günahı yaymaktır.
Haramı bilip susan da, alkışlayan da vebalden kaçamaz.
Helal lokma sadece mideyi değil, nesli temizler.
Bir anne evladını gerçekten seviyorsa;onu torpille değil, helal lokmayla büyütür.
Çünkü haramla kurulan hiçbir gelecek, hayır getirmez.
Sevgiyle kalın.