DİTAV Genel Merkezince haylidir heyecanla hazırlığı süren “Senfonik Müzikle Diyarbakır Türküleri” konser programı Zerzevan Kalesinde gerçekleşti. İfade etmeli ki sahiden 19 Eylül akşamı üç bin yılın çığlığını bugünlere taşınan mekânın havası bir başkaydı.
Sonuçta orası bir kazı alanıydı. Kaç bin yıldı suskunluğa yatıp toprağın dibinde tarihi kadimden bu yana kalagelmiş mekânsal ve yaşamsal izlerin titiz bir çabayla gün yüzüne çıkarılmaya çalışıldığı bir yerdi Zerzevan Kale Şehri. Önemli bir Roma Garnizonu. Ve en doğudaki en doğal Mitra tapınağının ortaya çıkarıldığı bir kazı yeri.
Elbette şehrin kurumsal yapıları böylesine kıymetli bir mirasın sahiplenilmesi için ellerinden geleni yapıyorlar / yapacaklar. Yeter mi? Yetmez tabii ki! Sivil toplum da, adeta bir kent mutabakatına ortam oluşturmak adına bu sahiplenmeyi güçlendirecek. Güçlendiriyor da. Nitekim bu yıl içinde şehre gelen her dört turistten birinin Zerzevanı ziyareti de bunun kanıtı.
Ditav Diyarbakır olarak Nisan 2020’de “Gizemli Tarih Zerzevan Belgeseli”ni yapmıştık. Yapımcılığını Ditav Diyarbakır’ın yaptığı Belgeseli Feyzi Baran Yönetmiş, benle Kamil Kahraman da senaryosunu yazmıştık. Çok ilgi görmüş ve izlenmişti. Hafızam beni yanıltmıyorsa kurumsal anlamda Zerzevan kalesi üzerine yapılan ilk belgeseldi ve Zerzevan’ın kent ölçeğinde görünürlüğünün artmasına da hayli katkı sunmuştu belgesel…
Üzerinden altı koca yıl geçtikten sonra yine bir DİTAV projesi olarak DİTAV Genel Merkezi “Senfonik Müzik eşliğinde Diyarbakır Türküleri” programını hayata geçirerek Zerzevan tanıtımını güçlü bir sahiplenmeyle güncelleyip taçlandırmış oldu.
Doğrusu devasa bir etkinlikti. Düşünün kazı alanının o engebeli alanında en az beşyüz kentli sanatseverin şehre 45 km mesafedeki mekâna taşınması ve üç saat boyunca o heyecanı yaşaması kayda değer bir görüntüydü.
Çukurova Senfoni Orkestrasının 30 üyesi, sanatçılar; Pınar Ayhan, Rojîn, Bedri Ayseli, Kadir İpek, Senem Akdemir, Emin Taşın ve Emre Sınanmış’ın gah solo gah koro şeklinde sahne performansları.
Kendisi bizzat yaşadığı dönemde musikide ekol olup adından söz ettiren üstat Celal Güzelses beste ve parçaları ile adeta 1940’lı ve sonraki yıllarının Diyarbekir Musiki Cemiyeti’nin artık yaşamayan efsane aktörlerinin eserlerinin yeniden icrası. Bir de Kürtçe müziğin üstatları Hesen Zîrek, Hesenê Cizrawî ve Eyşe Şan’ın eserleri. Bir de o efsanevi Senfonik müzik eşliğinde.
Öyle ki artık kemikleri bile eriyip toprak olmuş Zerzevan’ın eski sakinlerinin mekânın göğünde asılı duran ruhları ile, şehrin yeni hemşehrilerinin kulakları musikinin ritmiyle ay ışında buluşmuş oldu.
Çok sesli bir ahengin tınıları, sonbaharın sümbül havasının tatlı ürpertisi ile buluşturdu konukları.
Gözlemledim; DİTAV’ın Genel Başkanı Aysu Aksu’nun hem hazırlıklar yapılırken hem de açılış konuşmasında heyecanı doruktaydı. Yine DİTAV yönetim kurulu üyesi Pınar Ayhan’ın bir yandan her bir parça için hazırladığı kentle örtüşen edebi metinleri ile sanatçı performansı kayda değerdi.
Yine ilk kez sesini dinlediğim Senem Akdemir’in yorumu, Emre Sınanmış’ın duduğu, Emin Taşın, Bedri Ayseli, Kadir İpek ve Rojîn’in usta işi Türkçe ve Kürtçe yorumları…
Özetle yapılan işin şehri kadime yakışan ve söz ettiren bir “iş” olduğunun altını bir kez daha çizmek gerektiğini söylemeliyim…